Andelib dergisi Aralık/ 2017 ilk sayısıyla okuyucuları ile buluştu.

“Söze başlarken”de, “Bizler tıp fakültesindeki öğrenim hayatımız boyunca insan bedenini daha yakından tanıma imkânı bulduk. Fakat insanın en kıymetli yönü olan ruhunu daha yakından tanıyabilmek için bir edep mektebine ihtiyacımız vardı. Ruhi ve metafizik yönümüzün yeniden farkına varmak, vardırmak ve modern zamanın ruhlarımıza döktüğü ölü toprağını üzerimizden atmak maksadıyla; Andelib ismiyle müsemma olan bu mütevazı dergiyi kurduk.” diyor Andelib’in yayın kurulu.

Duyguların ve düşüncelerin yapay kalıplara hapsedildiği modern bir çağda yaşamanın insanı ruhi ve metafizik açıdan zayıflatmasından yakınan ve “Unutulmuş yönleriyle insan”ı kendisine konu edinen dergi hekimlerin, hekim adaylarının ve daha birçok bölümden üniversite öğrencilerinin denemelerinden, portre yazılarından, kitap incelemelerinden, gezi yazılarından ve şiirlerinden oluşuyor.

Derginin öne çıkan bölümleri şöyle,

Kayıp Çağlar Atlası -Mahmud Esat Durmuş

Sahi Neydi Meziyetimiz? -Mehmet Buğra Tümtaş

Lerze- Yunus Emre Güneş

Aşka Adanmış Zarif Bir Hayat: Cahit Zarifoğlu-Nurullah Gürbüz

Aksiyon-Muhammed Ömer Faruk Akgün

Andelib Gazeli- Taha Yüksel

Düşünmeye İmkanım Olmadı- Mahmut Ağırtmış

Kosova Aynası- Feridun Vahid