Geçtiğimiz cuma günü Fatih Kitabevi yeniden açıldı.  Yeniden açıldı diyorum çünkü araştırınca öğrendim ki 42 yıllık mazisi varmış. İhtiyar kitabevi ve Vadi kitabevi gibi Ankara’da fikri manada nefes alınabilen nadir yerlerden biriymiş zamanında. Ben Fatih kitabevini bilmiyordum Vadi’ye ise 4 yıllık Ankaralı olarak yetişemedim. Ama kapanmadan son iki yılında İhtiyar kitabevine gider gelirdim. Sahibi İbrahim abi şiiir gibi adamdır. İhtiyar ise bir nevi agoraydı. Kitabevi dediğin de öyle olmalı zaten. Fikirlere, zihinlere dokunmayacaksan yüz yüze iletişimin ünsiyeti olmayacaksa ne manası var kitabevinin.

Neyse bu ayrı bahis Fatih Kitabevi’ne geri dönelim. Bir kaç yıl önce kapanana kadar Adil Han’da sahaflar çarşısındaymış.  Şimdi ise insanın içini açan bir muhitte, Hamamönü’nde şirin ve ferah bir Ankara konağında açıldı.

Açılışta ben de vardım. Hatta ben biraz erken gittim. Doğrusu, niyetim şöyle bir bakıp çıkmaktı. Çünkü açılış diyince -nedendir bilmem- hemen samimiyetsizlik, protokol, kalabalık, gürültü gibi şeyler hücum ediyor aklıma. Ama bunları hiçbirisi olmadı. Fatih kitabevinin konağı kadar açılışı da şirin geçti.

Ben biraz erken gittim dedim ya vardığımda çalışanlar hariç 5-6 kişiydik. Onlardan biri de sevgili Hakan Albayraktı.  Şimdiye kadar yazılarından tanıdığım bu açık sözlü ve mert adımın ne kadar hoş sohbet, sempatik ve güleryüzlü olduğunu da öğrenmiş oldum; bu aradaki kısa sohbetimiz vesilesiyle.

Sonra açılış vakti geldi. Aramıza değerli insanlar katıldı başta yazar Nuri Pakdil ve Prof. dr. Mehmet Görmez hoca olmak üzere. Böylece yaklaşık otuz kişilik bir kitle olduk. Mehmet Görmez hocanın duası ve Nuri Pakdil’in devrimci selamı ile kısa bir açılış seramonisi yapıldı. Devamı tatlı bir sohbet ve lezzetli ikramlar…

Sonuç olarak Ankara’da sıcak bir yerimiz var artık. 🙂

Not: Fatih kitabevi Hamamönü Gebze sokak No:19’da her gün 09:00-21:00 arasında açık. Çaylar tavşan kanı, demedi demeyin.