Sıradaki Yolculuk Kendimize Olsun

sıradakiyolculukkendimizeolsun,beyzanurarı

 

“İnsanı tanımlayamadan yola çıkılamaz. Soru da insandır. Cevap da insandır.” demişti İhsan Fazlıoğlu. İnsan, küçük bir âlemdi. İnsan denen bu mahlûk neleri severdi, neleri öncelerdi? Her bilmek, şüphesiz, kendisini ateşleyen bir merak ile zuhur ederdi. Merak ettim, bilmek istedim; kendime, göğümün penceresinden bakıp yine kendimden müsaade istedim. İçeri girdim. Bu dünyada neleri sevdim, neleri sevemedim bilmek istedim; bir keşfe niyet ettim. Herkes ömründe bir kez olsun kendini keşfe çıksın isterim. Kendini keşfe çıkanlar, bu yolculuktan elleri boş dönmeyeceklerdir. Muhakkak, müspet yahut menfi birden ziyade yanıtlarla dönecek ve o yanıtlar üzerine eğilecek, düşüneceklerdir. Menfi yanıtları ıslah saikiyle, müspet yanıtları ise âlem-i İslâmın hürmetine, hizmetine adama saikiyle fikretme yolculuğuna düşeceklerdir. Bittabi, biiznillah. Nihayetinde gayret kuldan, tevfik ise Allah’tandır. Şimdi, müsaadenizle kendi keşfimi teşhir edeceğim.
Papatyayı gülden; hediye vermeyi hediye almaktan; saksıdaki çiçeği koparılmış çiçek demetinden; bazen mektuplaşmayı birtakım sohbetlerden; bazen birtakım hasbıhalleri sair tüm hasbıhallerden; parkları alışveriş merkezlerinden; müstakil evleri apartman ve gökdelenlerden(!); evimi ve kitabevlerini cafelerden; çayı tüm asitli içeceklerden; cevizi sair yemişlerden; limonlu keki yaş pastadan; bazen çocuk kitaplarını romanlardan; şiirleri şarkılardan, bazı naatları sair şiirlerden; Berceste Beyitleri sair beyitlerden; ûd ve neyi sair sazlardan, klasik Türk müziğini popüler müzikten, bazen türküleri şarkılardan; kış mevsimini ilkbahardan, ilkbaharı yazdan, karı yağmurdan; Mekke’yi Kudüs’ten, Kudüs’ü İstanbul’dan, İstanbul’u ise sair tüm şehirlerden; Doğu’yu Batı’dan, Asya’yı Avrupa’dan; yürümeyi koşmaktan; düşünmeyi ve yazmayı konuşmaktan, susmayı bağırmaktan, kırılmayı kırmaktan, gülmeyi ağlamaktan; bazen hüznü mutluluktan, bazen sevinci hüzünden; 5 saat uyumayı 8 saat uyumaktan; sabahı akşamdan, geceyi gündüzden; bazen yalnızlığı kalabalıktan, bazen kalabalığı yalnızlıktan; gökyüzünü yeryüzünden; Robin kuşunu sair kuşlardan, fakat tüm kuşları uçaklardan; kırları ve ormanları şehir merkezlerinden; Çınar ağaçlarını sair tüm ağaçlardan, fakat tüm ağaçları beton yığınlarından; Cuma gününü haftanın sair günlerinden; mazlumları, mustazafları mütemadiyen zalimlerden; tüm zarif ve latif eylemleri bir çift “seni seviyorum” kelâmından; sarılmayı sair eylemlerden; güzeli çirkinden, iyiliği kötülükten; çocukları yetişkinlerden; turuncuyu sarıdan, sarıyı maviden, maviyi yeşilden; mânâyı maddeden; şehre ve mekâna muhabbeti eşyaya muhabbetten, bazen eşyaya muhabbeti insana muhabbetten; camileri sair mabetlerden; Beyyine sûresini bazı sûrelerden, fakat Furkan’ı sair tüm kitaplardan; bazen bir kitabı tüm insanlardan, bazen bir insanı tüm insanlardan; çalışma masalarını televizyonlardan; azim kavramını hırs kavramından; ümit, adalet, uhuvvet, muhabbet, müstağni gibi mefhumları sair tüm mefhumlardan; kelime defteri tutmayı sair uğraşlardan; greyfurtu portakaldan, portakalı mandalinadan; tatlıyı tuzludan, acıyı ekşiden; seyahat etmeyi, şehirler bilmeyi, şehirler tanımayı malayani tüm zevklerden; tiyatroları sinemalardan; dergileri gazetelerden; sorumluluklarımı birtakım meselelerden; yorulmayı durmaktan, bazen ise dinlenmeyi durmaktan; öğrenmeyi bilmemekten; vermeyi almaktan; hep daha çok sevdim.
Satır altlarını cetvelle çizme takıntımı; teferruatlarda boğulmalarımı; anlık öfkeme yenik düşüşlerimi; en ufak meselelerde dahi gözlerimin nemlenmesini; yersiz endişelerimi; dünyanın telaşında sürüklenmeyi; bazen ölümü bildiğim halde hiç ölmeyecekmişçesine yaşama telaşımı, bazen de ölüm düşüncesiyle hayatımın hızını minimum seviyeye düşürüşümü; bu minvaldeki tezat hallerimi ve duygularımı; itidali kaçırdığım zamanlarımı; tevekkülden, sabırdan uzağa düştüğüm demleri; bazen incinmeyi bir hak bilmeyi; hüsnü zan ile memur kılındığımı bilmeme rağmen suizanlara yenilmeyi; dostlarımı inciten dalgınlıklarımı; duyduğum her yeni kelimede elimdeki işi bırakıp onu bir yerlere not etmeyi; diğerkâmlığımı; günü gününe ders çalışamayışımı; karar alma sürecimi uzatan kararsızlığımı; kalbimi mağlup eden mantığımı; hüzünlerimi ve acılarımı başka zamanlara tehir edişimi; dünyadaki acıları, zulümleri, haksızlıkları engelleyemeyişimi; üzerime düşen vazifelere hakkıyla eğilemeyişimi; -sevmemek daha ağır basıyor olsa da- sevmeli miyim, sevmemeli miyim hiç bilemedim.
Tüm bu yanıtların, tezatlıkların nihayetinde muttali olduğum en önemli şey ise; herkesi Allah için çok, çok sevmek istediğim. Evet, sevgili okuyucu, soru da insandı, cevap da. İnsan, müspet ve menfi tüm yanıtlarının eşitiydi. İnsan, sevdiği ve sevmediği şeylerin ta kendisiydi. Bir insanı tanımak istiyorsanız, neyi sevdiğine ve neyi sevmediğine, neleri dert edindiğine, uğraşlarına, dostlarına, yaşayışına bakın diye boşuna da denmemişti. Sevgili okuyucu, bu benim keşfimdi. Kendini keşfe çıkıp bir çırpıda tüm soruları yanıtlamak inanın mümkün değilmiş. “Ben neleri sevdim, neleri sevemedim acaba?” sorusu beni yol boyunca düşündürdü; bulduğum bazı yanıtlar beni yer yer üzdü, yer yer ise sevindirdi. Yazıyı yazarken bir baktım amansız bir yağmurun altındayım ve şemsiyem yok. Bir baktım, güneş açmış ıslanan kıyafetlerim kuruyuvermiş. Bir baktım sonbahar yapraklarını savuruyor yüzüme yüzüme. Yapraklardan sakınırken yüzümü, gözlerim tomurcuklanan çiçeklere değdi; bir baktım ilkbahar gelmiş. Anlayacağın bu yolculukta ıslanmak da var, kurumak da. Üşümek de var, ısınmak da. Dilerim, sen mütemadiyen müjdelere mazhar olursun.
Yolun aydınlık, açık olsun.

 

Fotoğraf: Beyza Nur Arı



Kategoriler:İnsan ve Toplum Üzerine

Etiketler:

3 replies

  1. Keşfinizi okurken , kendi keşfime çıkmış gibi hissettim. Bir solukta , hiç yabancı gelmeyen cümlelerinizin verdiği emniyet duygusuyla okudum. Keşfin mübarek olsun Kardeşim!

    Liked by 1 kişi

  2. Enfes bir keşif…
    Yüreğinize sağlık.

    Beğen

  3. Çok akıcı bir yazı olmuş, bir solukta okudum. teşekkürler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: