Şiir

Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim.

Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim. Sessiz sedasız gidişleri. Sebepsiz susuşları. Beyhûde zamanları. Mâziden kalan ince, bir o kadar da hüzünlü yaşanmışlıkları. Ve göğüs kafesimi daraltan yaşanmamışlıkları. Kainata sığmayacak kadar büyük hayalleri… Bu mevsim beni ta şuramdan vuruyor. Canıma kastediyor ama… Read More ›

Yeniden Şiir

  Kasvetli şarkılardı içimden geçenler Sonu görünmeyen düşlerle çevrili zamanlarda kaldı. Susmaklar birikti gök kubbede Ya da haykırışlar. Duyulan olmadı, görülen olmadı Bulanıktı her yer. Zihinler, kalpler, duyuşlar ve görüşler Bulantılıydı içler, iç çekişler. Tutunacak bir dal, bir ses, bir… Read More ›

Yürüyüş

Yürüdüm.. Yürüdüm dediysem öyle ( Eylül ayında olmamız hasebiyle) yol kenarında uçuşan yapraklarla, etrafında kurumuş ağaçlarla bir nevi süslenmiş, kıvrımsız dümdüz yolda yürümedim. Bir kaç yüz metre aşağımızda olan babaanemlere giden, etrafında bakkal, tamirci, tuhafiye olan kıvrımlı, tozlu bir yolda… Read More ›

Bir Sevda Güzellemesi

Biraz Bela biraz da sevda götürür insanı yola, Feşmekan hülyalarla örülmüş kapısından geçilmezdi ya gönül yarasının, Tam da o yaraya vurgundum ben. Dinle şimdi, insan severken dahi haddini bilmeli Yok öyle ismini bile telaffuz edemeyecek kadar aciz sevmeler! -Orda dur… Read More ›

Kuş Yalnızlığı

Merhamet edip güldüğün zamanlarda yaşadım çocukluğumun en güzel çağlarını. Ardından uzun uzun bakıp söyleyemediklerimle kalakaldım hep. Bir kuş yalnızlığına büründüm o zamanlarda. Yüreğim çıkıpta yerinden, yüreğine konmaya çalışıp düşerdi hep. Ellerine dokunan bir gül yaprağını tutup, göğsümde kuruttum. Kuru bir… Read More ›

Kırmızı Ağaç

Ben yine şiirimi yollara yazıyorum Ve kalpsiz dağlara meydan okuyorum Cılız ağaçlar ve şirin köylere de Ben yine bildiğimi okuyorum Kainatı okumaya doyamıyorum Çok güzelsin saklı neşe, ağır köprü Ve ne acısın gurbet

Kavramlar Çarşısı

Dervişin biri sunuverdi kelimelerini rüzgar misâli boşluğa… Yokluğa bir taş at,varlığın sesini duyacaksın… Boşlukta kaybolup yiterken bu söz,umulmadık bir şekilde… Bir velvele bırakıverdi arkasından… Mana kelimelerin içine girince örtünüvermişti birden… Halk sorup duruyordu ne demek istemişti bu meczup ? Bir… Read More ›

Metropol Dergahların “Dipsiz” Şakirtleri

“Tahayyül dahi etmediğim bir hayatın peşinden koşacak değilim. Bilakis benim işim hakikatle..” Öyle afilli sarsıntılar geçirecek yaşta değilim. Sadece kalbimdeki ıstırapların elinden tutup masivaya dalıyorum.. Cam parçaları birikmiş sahil kentleri görüyorum sonra Yürekleri sahil değil kent değil Gecenin kulağına az… Read More ›

Yersiz

Meydanda toz ve sükût hakim her an Güneşin şevki sual olunmaz da Emredip siyah buluta toparlan Sakla bengisuyu bataklıklarda   Logosun teknesi meşhur bir misal Yakıtı insanlar olan ve kabus Kuşların gözünden öpülen masal Bitti düğün bakiye rûz-ı arus  … Read More ›

Şiire Dua

Bir yakarış değil bu üstü örtük bir haykırış Umuda dair yok oluşların Buğulu iç çekişlerin Kerahat vakti bacalardan yükselen Kara dumanların İs olup yapışması gönlüme Yüreğimin dar gelmesi hengamelere Acı bir ıslığın serçelere verdiği endişe Kuruyup çatlamış menekşe toprağı Kim… Read More ›

Bir Kelebeğin Kalbi

  Sahi bir kelebeğe mi benzerdi insanın kalbi Hani böyle uçar mıydı bir kalpten diğerine Ya da yok eder miydi sevdiğini başkasının kalbinde Hangisiydi yapılan şu kısacık ahirde Yok mu etmekti benimkisi Yoksa üzerine bir avuç toprak mı serpmek Kelebeğin… Read More ›

Sanılar Sarmalı

Bugünler Akıl almaz boz bulanık Oysa gün bir gün Dehrden çekip örselenmiş kalbimi Koymalı eşiğine huzurun Ya da vurmalı Tüm tokmaklarını kainatın Bulmalı panzehrini Akıp giden akıp gidemeyen Yerinde sayan korkak adımları İtecek gün Bir gün bir el bir an… Read More ›