Şiir

Neşet Türküsü

Bir masa lambasının altından yazıyorum sana; Öyle sensiz öyle tenhada. Uğramak istiyorum farklı coğrafyalara, Sana çıkma ihtimaline kurulu kaldırım sokaklara.   Denize nazır bir yerden yazıyorum sana… Bir vapur hayalimde Kadıköy’den Beşiktaş’a.   Maviye uzak kararlı bir soğuktan yazıyorum sana;… Read More ›

Şehrindeyim

Ölüm ne acıdır kalanlar için Deli bir çobanın kavalından tüten, Acı nağmeleri hep duyarak Aheste aheste tutsak olmak yaşamaya.   Yasla yatıp yasla kalkmak Yanlı yalnızlık ıslıklarımla Senin şehrindeyim şimdi. Gecesi kadar sessiz Ve alacaklı yetişen güller çok şey borçludur;… Read More ›

Kaybolan Kadın

Ben bu dağılmışlığımla, kırılmış saç uçlarımla, kof yüreğimle sana nasıl gelirim Mahi? Hayaller tezahürden öte bir şey. Sana bir dolu deli saçmasıyla, akan deli kanımla nasıl geleyim? ‘’Bir akıllı bulmaz mı beni?’’ dersen ellerimi nereye koyarım Mahi? En çok ellerimi… Read More ›

Çocukların Şiiri

Eskimolar ölümsüz olmalı. Tanrı bağırırken pencereden, Susan arsızlar düşüyor belleğime. Şimdi gökyüzünü anlatıyorum O masum kadına. Ekmeksiz kaldığımız sabahları, Şubat ayının çirkinliği… Susuyorum. Kadınlar ölüyor bu şehirde, ve çocuklar! Ekmekteki tırnak izleri Kana dönüşüyor.   Kulakları sağır eden sessizlik, Ölümün… Read More ›

Çığır Çağlara Açılır

Önce bir çığır açıyordu sessizliğiyle.  Direnişin göz kırpışı gibi karşılamıştı. Ve şölenler yapılmıştı adına.  Sessizlik adına.. Çığırlar, çağlara ; çağlar, sofralara dönüşüyordu. İmgelenmiş bir Maide sofrası , Nuh ‘un (a.s) çağrısı. Ve sürekli kaçış.  Nuh’un ( a.s) çağrısından kaçış,  çığır… Read More ›

Son Kez ve Somca Ayağa Kalkmalıyım

Son hedef bekliyor vurulmayı Gizli güz gecelerine bırakmak için, Cadde ortasından süratle geçen ruhlara Buğulanmış bir karış ötesindeki dünyaya karşı Çıkarılmış son çakı,tutulan som duygu yaşamı Aşağılık hissi veren tüm görevlerden Vazife zannedilen her şeyden Duyulan sesten Görülmesi alışılmış tenden… Read More ›

Kerhen Müsterih Bir Kavga

-I- ey ebâbili en ulu kinin! çağlar devrilse de durmadan bir bir, mamutları yaşıyor zorba ebrehelerin. ve gel gör ki; elleri dahi kaşınmıyor, sorulduğunda “elhamdülillah müslümanım“ diyenlerin. -II- bu yüzden belki de, dibinde ejderhâların olduğu kuyulara inenlerin- “kahraman” şöhretine kavuştuğu… Read More ›

Bir Şiir

Vareste bir şiirin etkisinde pamuk şekerleri Fransız devriminin saf, edilgen yapıları Bir de kapı tokmakları… Hangisi, hangi notanın teli peki ? Dantelli fiskos örtüsündeki pembe muhabbetler Sokağa neşe veren çocuklar kadar gürültülü, hengameli şehir Bucak tiyatrosu…   Ben bir şarkı… Read More ›

Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim.

Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim. Sessiz sedasız gidişleri. Sebepsiz susuşları. Beyhûde zamanları. Mâziden kalan ince, bir o kadar da hüzünlü yaşanmışlıkları. Ve göğüs kafesimi daraltan yaşanmamışlıkları. Kainata sığmayacak kadar büyük hayalleri… Bu mevsim beni ta şuramdan vuruyor. Canıma kastediyor ama… Read More ›

Yeniden Şiir

  Kasvetli şarkılardı içimden geçenler Sonu görünmeyen düşlerle çevrili zamanlarda kaldı. Susmaklar birikti gök kubbede Ya da haykırışlar. Duyulan olmadı, görülen olmadı Bulanıktı her yer. Zihinler, kalpler, duyuşlar ve görüşler Bulantılıydı içler, iç çekişler. Tutunacak bir dal, bir ses, bir… Read More ›

Yürüyüş

Yürüdüm.. Yürüdüm dediysem öyle ( Eylül ayında olmamız hasebiyle) yol kenarında uçuşan yapraklarla, etrafında kurumuş ağaçlarla bir nevi süslenmiş, kıvrımsız dümdüz yolda yürümedim. Bir kaç yüz metre aşağımızda olan babaanemlere giden, etrafında bakkal, tamirci, tuhafiye olan kıvrımlı, tozlu bir yolda… Read More ›

Bir Sevda Güzellemesi

Biraz Bela biraz da sevda götürür insanı yola, Feşmekan hülyalarla örülmüş kapısından geçilmezdi ya gönül yarasının, Tam da o yaraya vurgundum ben. Dinle şimdi, insan severken dahi haddini bilmeli Yok öyle ismini bile telaffuz edemeyecek kadar aciz sevmeler! -Orda dur… Read More ›