Editörün Seçtikleri

Yeniden Şiir

  Kasvetli şarkılardı içimden geçenler Sonu görünmeyen düşlerle çevrili zamanlarda kaldı. Susmaklar birikti gök kubbede Ya da haykırışlar. Duyulan olmadı, görülen olmadı Bulanıktı her yer. Zihinler, kalpler, duyuşlar ve görüşler Bulantılıydı içler, iç çekişler. Tutunacak bir dal, bir ses, bir… Read More ›

Yürüyüş

Yürüdüm.. Yürüdüm dediysem öyle ( Eylül ayında olmamız hasebiyle) yol kenarında uçuşan yapraklarla, etrafında kurumuş ağaçlarla bir nevi süslenmiş, kıvrımsız dümdüz yolda yürümedim. Bir kaç yüz metre aşağımızda olan babaanemlere giden, etrafında bakkal, tamirci, tuhafiye olan kıvrımlı, tozlu bir yolda… Read More ›

Haftasonu

Bir Hafta Sonu Mustafa: Uzun bir yolculuktan sonra otobüs tanıdığım, aşina olduğum yollara gelince ben de memleketime yaklaştığımı anlıyorum. Buradan sonra sağ salim gelmiş olmanın getirdiği keyifle etrafı seyretmeye başlıyorum. Pek bir değişiklik gözükmüyor. Şehrin ana caddesinde bir iki dükkân… Read More ›

Sokakta

Sokağın çocukları büyüdüler, büyük şehirlerde büyük işler peşinde koşup yüksek yüksek apartmanlara yerleştiler, yaşlılarıysa göç edip gittiler başka bir âleme yaşananları ve sokağı sana emanet bırakarak. Eksilmiştin, eksildikçe yorulurdu her şey ve yoruldun ama sen yine de bekledin, usanıncaya kadar…. Read More ›

Var Olmak

“Hareket ediyorum, düşünüyorum, birliği seviyorum, o halde varım.” Nurettin Topçu   “Var olmak” geçmişten günümüze  tartışılan, üzerinde birçok yazı kaleme alınan çevresinde felsefi akımların oluştuğu bir kavramdır. Peki nedir var olmak? Bu kavram bizim için neyi ifade eder? İnsan olarak… Read More ›

Köşedeki Kitapçı

     Kedilerin sağa sola koşuştuğu, Arnavut kaldırımlı yolun sonunda dik ve dar bir yokuş, bu yokuşun başında, köşede, sevimli, küçük ve ahşap kapılı kitapçı vardı. Burada ilginç olan yokuşun başında, köşede bulunan kitapçı değil, kitapçıdaki yaşlı adamın hikâyesiydi. Mahalledeki kimse… Read More ›

Medreseden Üniversiteye: İki Cihan Aresinde

    Hızlı adımlarla toplantı odasına doğru yürüdüm. İçeri girdiğimde merakla beklendiğimi fark ettim. Kısa süren sohbetten sonra ayağa kalkarak daire şeklini aldık; Dekan gerçekleşecek programı kısaca izah etti. Akşam yemeğini müteakiben konuşma yapacağımdan kendimizi tanıttık. Siyah cübbeler giyildi, en… Read More ›

Bir Sevda Güzellemesi

Biraz Bela biraz da sevda götürür insanı yola, Feşmekan hülyalarla örülmüş kapısından geçilmezdi ya gönül yarasının, Tam da o yaraya vurgundum ben. Dinle şimdi, insan severken dahi haddini bilmeli Yok öyle ismini bile telaffuz edemeyecek kadar aciz sevmeler! -Orda dur… Read More ›

İbn Rüşd’de Zaman Mefhumu

“Meşşai gelenek içerisinde yer alan diğer filozoflar gibi İbn Rüşd de zamanı, hareketi ölçen bir  ölçü birimi olarak görmektedir.” St. Augustine’nin, “O halde nedir zaman? Bu bana sorulmadığı sürece zamanın ne olduğu gayet iyi  biliyorum, ancak sorulduğunda ve açıklamaya çalıştığımda şaşkına dönüyorum”… Read More ›

Kavramların da Var Anlatacakları

Sevgili okuyucu, önce kendimi takdim etmeliyim. Ben, kelime kelebeklerinin peşinde koşma’ya talip bir talebeyim. Bu güzel tasvire Hüsrev Hatemi’nin Kelimeler Kitabı’nda rastlamıştım. Sevgili Hüsrev Hoca ortaokul birinci sınıfı bitirdikten sonra ‘’terkiş-tirkeş-sadak’’ diyaloğu ile düşer kelime kelebeklerinin peşine. Ben ise kavramlara… Read More ›

Kuş Yalnızlığı

Merhamet edip güldüğün zamanlarda yaşadım çocukluğumun en güzel çağlarını. Ardından uzun uzun bakıp söyleyemediklerimle kalakaldım hep. Bir kuş yalnızlığına büründüm o zamanlarda. Yüreğim çıkıpta yerinden, yüreğine konmaya çalışıp düşerdi hep. Ellerine dokunan bir gül yaprağını tutup, göğsümde kuruttum. Kuru bir… Read More ›