Öykü

Mehmetin Günlüğü

  Uzunca bir yolculuğa çıktım, içimden saklı olanlarıma doğru… Tekrardan özgürce düşünebilmek için nelerimi vermezdim ki! Üzerine tonlarca beton inşa edilmiş bir İstanbul gibi kalbim. Asıl ruhunu kaybetmişliğimi şu uçan tayyareden bakınca anlıyorsunuz… Kulaklarımı saran bir ses var. Bu ses… Read More ›

Kaldırım Taşı Davası

Kaldırım taşı orada duruyordu. Bütün pervasızlığı, dik başlılığı ve aylaklığıyla yatıyordu meydanda.  Araçların geçmesi gereken kasaba yolunun tam ortasındaydı. Kaldırılması gerekiyordu şüphesiz, fakat bunun için gönüllü olacak çok az babayiğit vardı. Zira taşın başında, harpte siper bekliyormuş gibi nöbet tutan… Read More ›

Muhtar

  Araba yorgun bir işçi gibi köye giden yokuşu tırmanırken, arkada oturan adamsa kara kara düşünüyordu: Şimdi ne olacaktı? Çocuklarını evlendirmiş, hepsi kendi yoluna gitmişti, ama yine de başına gelebilecek şeyleri düşünmekten kendini alamıyordu. Eşi ise kaç yıllık evliliklerinde onu… Read More ›