Sır Verdim

bir zamanın sızısıydım ben haziran ayında. yol kenarları düşüyordu bütün bakmadığım o fallarda kim bana baktıysa ben kime baktıysam. zaman ve sızısı alev ve kurusu vardı telvenin o kara tortusunda. kim yemliyordu ideolojileri ben niçin kusuyordum hem belli belirsiz utanmadan… Read More ›

Mehmetin Günlüğü

  Uzunca bir yolculuğa çıktım, içimden saklı olanlarıma doğru… Tekrardan özgürce düşünebilmek için nelerimi vermezdim ki! Üzerine tonlarca beton inşa edilmiş bir İstanbul gibi kalbim. Asıl ruhunu kaybetmişliğimi şu uçan tayyareden bakınca anlıyorsunuz… Kulaklarımı saran bir ses var. Bu ses… Read More ›

Kaldırım Taşı Davası

Kaldırım taşı orada duruyordu. Bütün pervasızlığı, dik başlılığı ve aylaklığıyla yatıyordu meydanda.  Araçların geçmesi gereken kasaba yolunun tam ortasındaydı. Kaldırılması gerekiyordu şüphesiz, fakat bunun için gönüllü olacak çok az babayiğit vardı. Zira taşın başında, harpte siper bekliyormuş gibi nöbet tutan… Read More ›

Son Yazılar

  • Bilginin doğası nedir ve bilimsellik neden bizim için önemlidir?(Bilimsel Bilginin Önemi Yazıdizisi-3)

      Bilginin standart tanımı; gerekçelendirilmiş doğru inançtır. Bilgi meselesinin temel kavramları olan hak ile hakikat arasındaki ilişkinin temel ayakları nesne ve öznededir. Bilgi her zaman bir şeyin bilgisi olması hasebiyle bir ayağı ontolojide bir ayağı ise düşüncede olacaktır. Zira varlık… Read More ›

  • Kendini Bilmek

     ‘’Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin (ne de) boyca dağlara erişebilirsin.’’ (İsrâ,37) Enaniyet. Mezkûr kavramın ete kemiğe bürünmüş halinin ne denli hoyrat olacağını zannediyorum tahayyül edemezdim. İnsan soyu kült eserler yutsun, ansiklopediler dolusu malumata ve ismini süsleyen neviler… Read More ›

  • Yola Çık

    ‘Ne iyi ettim de gittim’ dediğim saatlerdeyim. Bulduğum bu yerde inan ki kendimdeyim. Yola çıktım. Tüm iklimlerimi yanıma alıp, kendimde kaybolmak adına, kendimi kendim adına bulmak için yola çıktım… Yol açık mıydı bilemem ama ben öyle balıklama atladım işte. Bir… Read More ›

  • Yorgun Ümitler

    Şimdi sen ıraksın ya bahara Güneş doğmaz mı artık dağlarımıza? Hüsran bulutu eksilmez mi üzerimizden, Hüzün gemisi ne zaman çekilir bu denizden? Akrep yelkovanı kovaladı,bir şey değişmedi Çöller bu deli yüreğe dar geldi İnsan gerçek aşkından hiç vazgeçer mi? Her… Read More ›

  • Ölmek İstemem

    Sevgiyi hissetmeden ya da sevgiyi hissettirmeden,birinin gözlerinin içindeki sahici mutluluk huzur olmadan ölmek istemem. İyilik için ağladığım günlere geri dönmeden ölmek istemem. Kalbime ömrüm boyunca yetecek iyiliğe,sevgiye hasret birini sarmadan ölmek istemem. Ben o kadar şiir yazmışken ona o bana… Read More ›

  • Kıymetli Okurlarımıza,

    1-Mayıs ayından itibaren yayın sıklığımızı arttıyor ve yayın günlerimizi dergimizdeki alanlara göre belirliyoruz.   Mayıs itibari ile yayın günlerimiz: Kitaplar arasında-Öykü-Şiir: salı-perşembe Kültür etkinlik: cuma Serbest fikir: cumartesi 2- Ayrıca şimdiye kadar dergimizdeki bir alanda -henüz yayınlanmamış bile olsa- editör heyetimiz tarafından… Read More ›

  • Neşet Türküsü

    Bir masa lambasının altından yazıyorum sana; Öyle sensiz öyle tenhada. Uğramak istiyorum farklı coğrafyalara, Sana çıkma ihtimaline kurulu kaldırım sokaklara.   Denize nazır bir yerden yazıyorum sana… Bir vapur hayalimde Kadıköy’den Beşiktaş’a.   Maviye uzak kararlı bir soğuktan yazıyorum sana;… Read More ›

  • Şehrindeyim

    Ölüm ne acıdır kalanlar için Deli bir çobanın kavalından tüten, Acı nağmeleri hep duyarak Aheste aheste tutsak olmak yaşamaya.   Yasla yatıp yasla kalkmak Yanlı yalnızlık ıslıklarımla Senin şehrindeyim şimdi. Gecesi kadar sessiz Ve alacaklı yetişen güller çok şey borçludur;… Read More ›

  • Kaybolan Kadın

    Ben bu dağılmışlığımla, kırılmış saç uçlarımla, kof yüreğimle sana nasıl gelirim Mahi? Hayaller tezahürden öte bir şey. Sana bir dolu deli saçmasıyla, akan deli kanımla nasıl geleyim? ‘’Bir akıllı bulmaz mı beni?’’ dersen ellerimi nereye koyarım Mahi? En çok ellerimi… Read More ›

  • Çocukların Şiiri

    Eskimolar ölümsüz olmalı. Tanrı bağırırken pencereden, Susan arsızlar düşüyor belleğime. Şimdi gökyüzünü anlatıyorum O masum kadına. Ekmeksiz kaldığımız sabahları, Şubat ayının çirkinliği… Susuyorum. Kadınlar ölüyor bu şehirde, ve çocuklar! Ekmekteki tırnak izleri Kana dönüşüyor.   Kulakları sağır eden sessizlik, Ölümün… Read More ›

  • Çığır Çağlara Açılır

    Önce bir çığır açıyordu sessizliğiyle.  Direnişin göz kırpışı gibi karşılamıştı. Ve şölenler yapılmıştı adına.  Sessizlik adına.. Çığırlar, çağlara ; çağlar, sofralara dönüşüyordu. İmgelenmiş bir Maide sofrası , Nuh ‘un (a.s) çağrısı. Ve sürekli kaçış.  Nuh’un ( a.s) çağrısından kaçış,  çığır… Read More ›

  • Son Kez ve Somca Ayağa Kalkmalıyım

    Son hedef bekliyor vurulmayı Gizli güz gecelerine bırakmak için, Cadde ortasından süratle geçen ruhlara Buğulanmış bir karış ötesindeki dünyaya karşı Çıkarılmış son çakı,tutulan som duygu yaşamı Aşağılık hissi veren tüm görevlerden Vazife zannedilen her şeyden Duyulan sesten Görülmesi alışılmış tenden… Read More ›