Mefhum Dergi Yenileniyor!

Değerli dostlar, Daha canlı, daha renkli, daha çok sesli, daha nitelikli bir kültürel ortam inşa etmek için çok çalışıyoruz. Bir yandan yayınladığımız/yayınlayacağımız eserleri okuyucu ile en güzel şekilde buluşturabilmek için web sitemizi yeniliyoruz, bir yandan yayın sıklığımızı yeniden düzenliyoruz, bir… Read More ›

İnsanlığın Hakikat Arayışında Bir Numune-i İmtisal Olarak Gazâlî ve el-Munkiz’i

“Hakikat aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır” Beyazıd-ı Bestami İnsanın hakikat arayışı, hangi sorunu öne çıkarırsa çıkarsın, “mutlak hakikate” ulaşmak gayesine varır. İnsanlar arasında hakikat tasavvurundan kaynaklı farklar olmasını paranteze alırsak, her doğan nâtık bir şekilde bu arayışta kendine pay… Read More ›

Annemin Çiçekleri

Küçüktüm. Evimizin bir köşesi çiçek bahçesi gibiydi. (Fesleğenlerin kokusu sanki hâlâ avucumun içinde.) Annemin çiçekleriydi onlar, özeldi ve annemle aralarında anlamlandıramadığım bir bağ vardı. Her sabah kuruyan yaprakları toplar, topraklarını eşeler, sular, “yerini beğenmedi bu, bak solmuş.” der başka yere… Read More ›

Terk-i Diyar

Tez elden olmalı bu terk-i diyar Unutmak istediklerime vakit gerek Kalbimi, ruhumu, düşüncelerimi, bedenimi yoran o şeyler Unutmam gereken ne varsa işte onlar Unutmalıyım… Unutmalıyım ki Sabahlarıma doğan güneş daha aydınlık doğmalı. Doğmalı ki Ben de çiçeklerimle açmalı onlarla solmalıyım,… Read More ›

Son Yazılar

  • #Yeni Logo

    Logomuzu yeniledik 🙂 Yeni logomuzdaki ağaç tropikal ateş ağacıdır. (Delonix regia) Dünyanın en renkli ağacı olarak bilinir. Bu ağaç canlı, renkli, çok sesli, nitelikli bir kültürel ortam inşa etme isteğimize işaret ediyor.. Not: Yeni logomuz için bugun ve yarın başlatacağımız… Read More ›

  • Mızrak

    boynumu dik tutan bir iskeledir var olman kar yağmayan günlerdeki rastgeledir mızrak yemiş cılızcana adeledir topuğumda kibeledir yağmuru unutmuş ve çatlamış bu topraklarda filizlere filiz katan kibeledir var olman bin ihtimalde bir keredir dolacak da ege yükselecek de kaz dağları… Read More ›

  • Bilimsel bir makale yazmaya nerden ve nasıl başlanılır? (Bilimsel Bilginin Önemi-5)

      Hiçbir zaman ve mekan yoktur ki insanın orada bulunmasından dolayı sorunlar neşvünema bulmasın. Bu sorunlar tabii olarak insan kaynaklıdır. Zira insanın merak duygusu her daim insanı sorgulamaya itmiştir. Merak hissi insanda iki şeye yol açıyor. Birincisi; bir sorun tespit… Read More ›

  • Sıradaki Yolculuk Kendimize Olsun

      “İnsanı tanımlayamadan yola çıkılamaz. Soru da insandır. Cevap da insandır.” demişti İhsan Fazlıoğlu. İnsan, küçük bir âlemdi. İnsan denen bu mahlûk neleri severdi, neleri öncelerdi? Her bilmek, şüphesiz, kendisini ateşleyen bir merak ile zuhur ederdi. Merak ettim, bilmek istedim;… Read More ›

  • Lütuf Mustatili

      Önünde diz çöküp rahlesinin Edep dersine talip olduk şiirin Kimi zaman umudun mutluluğun sevdanın Kimi zaman yeisin hüznün ve firakın Yer aldığı mısralarda yaşadık hayatı Mihriban, Gülce ya da Mona Roza Belki de Rüveyda Beklediğimiz yârin adı oldu şiirde… Read More ›

  • Sır Verdim

    bir zamanın sızısıydım ben haziran ayında. yol kenarları düşüyordu bütün bakmadığım o fallarda kim bana baktıysa ben kime baktıysam. zaman ve sızısı alev ve kurusu vardı telvenin o kara tortusunda. kim yemliyordu ideolojileri ben niçin kusuyordum hem belli belirsiz utanmadan… Read More ›

  • Mehmetin Günlüğü

      Uzunca bir yolculuğa çıktım, içimden saklı olanlarıma doğru… Tekrardan özgürce düşünebilmek için nelerimi vermezdim ki! Üzerine tonlarca beton inşa edilmiş bir İstanbul gibi kalbim. Asıl ruhunu kaybetmişliğimi şu uçan tayyareden bakınca anlıyorsunuz… Kulaklarımı saran bir ses var. Bu ses… Read More ›

  • Kaldırım Taşı Davası

    Kaldırım taşı orada duruyordu. Bütün pervasızlığı, dik başlılığı ve aylaklığıyla yatıyordu meydanda.  Araçların geçmesi gereken kasaba yolunun tam ortasındaydı. Kaldırılması gerekiyordu şüphesiz, fakat bunun için gönüllü olacak çok az babayiğit vardı. Zira taşın başında, harpte siper bekliyormuş gibi nöbet tutan… Read More ›

  • Bilimsel Bilgiden Ne Kast Edilmektedir? (Bilimsel Bilginin Önemi Yazı Dizisi-4)

    Önceki yazılarda da izah ettiğimiz gibi bilmek bir şeyi bilmektir. Bu noktada bilme işlemi; varlık, düşünce ve dil üçlü paradigması bağlamında ele alınmalıdır. Buradan hareketle günlük hayatta birçok defa “biliyorum” tabirini kullandığımız zaman aslında şunu demek isterizdir: “Benim dediğim şey… Read More ›

  • Bilginin doğası nedir ve bilimsellik neden bizim için önemlidir?(Bilimsel Bilginin Önemi Yazıdizisi-3)

      Bilginin standart tanımı; gerekçelendirilmiş doğru inançtır. Bilgi meselesinin temel kavramları olan hak ile hakikat arasındaki ilişkinin temel ayakları nesne ve öznededir. Bilgi her zaman bir şeyin bilgisi olması hasebiyle bir ayağı ontolojide bir ayağı ise düşüncede olacaktır. Zira varlık… Read More ›

  • Kendini Bilmek

     ‘’Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin (ne de) boyca dağlara erişebilirsin.’’ (İsrâ,37) Enaniyet. Mezkûr kavramın ete kemiğe bürünmüş halinin ne denli hoyrat olacağını zannediyorum tahayyül edemezdim. İnsan soyu kült eserler yutsun, ansiklopediler dolusu malumata ve ismini süsleyen neviler… Read More ›

  • Yola Çık

    ‘Ne iyi ettim de gittim’ dediğim saatlerdeyim. Bulduğum bu yerde inan ki kendimdeyim. Yola çıktım. Tüm iklimlerimi yanıma alıp, kendimde kaybolmak adına, kendimi kendim adına bulmak için yola çıktım… Yol açık mıydı bilemem ama ben öyle balıklama atladım işte. Bir… Read More ›