Ölmek İstemem

Sevgiyi hissetmeden ya da sevgiyi hissettirmeden,birinin gözlerinin içindeki sahici mutluluk huzur olmadan ölmek istemem. İyilik için ağladığım günlere geri dönmeden ölmek istemem. Kalbime ömrüm boyunca yetecek iyiliğe,sevgiye hasret birini sarmadan ölmek istemem. Ben o kadar şiir yazmışken ona o bana… Read More ›

Kıymetli Okurlarımıza,

1-Mayıs ayından itibaren yayın sıklığımızı arttıyor ve yayın günlerimizi dergimizdeki alanlara göre belirliyoruz.   Mayıs itibari ile yayın günlerimiz: Kitaplar arasında-Öykü-Şiir: salı-perşembe Kültür etkinlik: cuma Serbest fikir: cumartesi 2- Ayrıca şimdiye kadar dergimizdeki bir alanda -henüz yayınlanmamış bile olsa- editör heyetimiz tarafından… Read More ›

Neşet Türküsü

Bir masa lambasının altından yazıyorum sana; Öyle sensiz öyle tenhada. Uğramak istiyorum farklı coğrafyalara, Sana çıkma ihtimaline kurulu kaldırım sokaklara.   Denize nazır bir yerden yazıyorum sana… Bir vapur hayalimde Kadıköy’den Beşiktaş’a.   Maviye uzak kararlı bir soğuktan yazıyorum sana;… Read More ›

Şehrindeyim

Ölüm ne acıdır kalanlar için Deli bir çobanın kavalından tüten, Acı nağmeleri hep duyarak Aheste aheste tutsak olmak yaşamaya.   Yasla yatıp yasla kalkmak Yanlı yalnızlık ıslıklarımla Senin şehrindeyim şimdi. Gecesi kadar sessiz Ve alacaklı yetişen güller çok şey borçludur;… Read More ›

Son Yazılar

  • Kaybolan Kadın

    Ben bu dağılmışlığımla, kırılmış saç uçlarımla, kof yüreğimle sana nasıl gelirim Mahi? Hayaller tezahürden öte bir şey. Sana bir dolu deli saçmasıyla, akan deli kanımla nasıl geleyim? ‘’Bir akıllı bulmaz mı beni?’’ dersen ellerimi nereye koyarım Mahi? En çok ellerimi… Read More ›

  • Çocukların Şiiri

    Eskimolar ölümsüz olmalı. Tanrı bağırırken pencereden, Susan arsızlar düşüyor belleğime. Şimdi gökyüzünü anlatıyorum O masum kadına. Ekmeksiz kaldığımız sabahları, Şubat ayının çirkinliği… Susuyorum. Kadınlar ölüyor bu şehirde, ve çocuklar! Ekmekteki tırnak izleri Kana dönüşüyor.   Kulakları sağır eden sessizlik, Ölümün… Read More ›

  • Çığır Çağlara Açılır

    Önce bir çığır açıyordu sessizliğiyle.  Direnişin göz kırpışı gibi karşılamıştı. Ve şölenler yapılmıştı adına.  Sessizlik adına.. Çığırlar, çağlara ; çağlar, sofralara dönüşüyordu. İmgelenmiş bir Maide sofrası , Nuh ‘un (a.s) çağrısı. Ve sürekli kaçış.  Nuh’un ( a.s) çağrısından kaçış,  çığır… Read More ›

  • Son Kez ve Somca Ayağa Kalkmalıyım

    Son hedef bekliyor vurulmayı Gizli güz gecelerine bırakmak için, Cadde ortasından süratle geçen ruhlara Buğulanmış bir karış ötesindeki dünyaya karşı Çıkarılmış son çakı,tutulan som duygu yaşamı Aşağılık hissi veren tüm görevlerden Vazife zannedilen her şeyden Duyulan sesten Görülmesi alışılmış tenden… Read More ›

  • Dünden Bugüne Us Atölyesi (İbrahim Ağkavak ile Mülakat)

    Us atölyesi son aylarda Ankara’da en sık etkinlik tertip eden düşünce kuruluşlarından biri. Aynı zamanda birçok akademisyenin, öğrencinin, sanat, felsefe ve bilim ilgilisinin etkinliklerini dikkatle takip ettiği bir platform. Bu röportajda Us atölyesini, etkinliklerini, amaçlarını, gelecek planlarını; Us atölyesi kurucusu… Read More ›

  • Kerhen Müsterih Bir Kavga

    -I- ey ebâbili en ulu kinin! çağlar devrilse de durmadan bir bir, mamutları yaşıyor zorba ebrehelerin. ve gel gör ki; elleri dahi kaşınmıyor, sorulduğunda “elhamdülillah müslümanım“ diyenlerin. -II- bu yüzden belki de, dibinde ejderhâların olduğu kuyulara inenlerin- “kahraman” şöhretine kavuştuğu… Read More ›

  • Bir Şiir

    Vareste bir şiirin etkisinde pamuk şekerleri Fransız devriminin saf, edilgen yapıları Bir de kapı tokmakları… Hangisi, hangi notanın teli peki ? Dantelli fiskos örtüsündeki pembe muhabbetler Sokağa neşe veren çocuklar kadar gürültülü, hengameli şehir Bucak tiyatrosu…   Ben bir şarkı… Read More ›

  • Hazreti Pir’in Ayak İzinde Konya

      Seyahat kadar hoş ne vardır diye sorarsanız eğer bana; hiç düşünmeden seyahati planlamak diyebilirim. Planlamak deyip geçmeyin lütfen biraz vakit ayırınca gerçekten keyifli bir şey. Kısa bir süre sonra bizzat görülecek yerler hakkında bir şeyler öğrenip de sonra orayı… Read More ›

  • Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim.

    Bana elvedaları hatırlatıyor bu mevsim. Sessiz sedasız gidişleri. Sebepsiz susuşları. Beyhûde zamanları. Mâziden kalan ince, bir o kadar da hüzünlü yaşanmışlıkları. Ve göğüs kafesimi daraltan yaşanmamışlıkları. Kainata sığmayacak kadar büyük hayalleri… Bu mevsim beni ta şuramdan vuruyor. Canıma kastediyor ama… Read More ›

  • Kanadı Kırık Kuş

    Aralık ayındaki güneşe aldanıp çıkmıştım dışarıya. Öyle güzel bir güneşti ki, kar damlaları görse yağmaya utanırdı. Tabii yüzüme vuran soğuk havayı hesaba katmamıştım. Sanki bu soğuk, anlamlandıramadığım kelimeler gibi işliyordu içime. Vuruyordu yüzüme yalnızlığımı. İşte şimdi yürümek daha da ağır… Read More ›

  • Fikriyat-ı Öz

      Bu yazımı okuyacak olan tüm ‘zübde- i alemlere’ selam ola… Evet, zübde-i alem demiş Şeyh Galib insana, yani alemin özü. Biraz kendimi takdim edecek olursam; ömrümü, içinde kainatın özünü taşıyan insana adayacak, ve bu yolda bir meslek icra edecek… Read More ›

  • Mutlu Ol

    Merhaba. Ben Arzu. 18 yaşındayım. Van’ın Erciş ilçesinin çoğu kişi tarafından bilinmeyen bir köyünde yaşıyorum. Hakkâri Sağlık Meslek Lisesi mezunuyum. Sıradan bir yaşantım var. Hayatıma sağlık alanından pek devam etmek istemesem de şartların getirdiği zorunluluk ve daha çabuk ayaklarımın üzerinde… Read More ›